YİNE GİTSEM ÇOCUKLUĞUMUN SOKAKLARINA

Üşüsem yine
Sert kışlarında çocukluğumun
Ninem avuçlarında ısıtsa
O küçücük ellerimi
Sobaya yakın oturtsa beni
Sonra bahar gelse
Çocukluğumun sokaklarına
Annemin sesinde çiçeklense
Vita kutularında küpeliler, ortancalar
Kuşların cıvıltısı uyutsa beni
Kırk ikindiler geçse
Kerpiç evimizin toprak damından
Gökkuşağı çıksa yine
Komşu evlerin üstünden
Renk renk tutsa beni
Yaz günleri kurak gitse yalancıktan
Yağmurdan bulgurdan toplasa arkadaşlarım
Hatıç nine pişirse pilavı yine
Sokak arası boş arsada yesek
Rüzgar o günlere atsa beni
Oyunlar oynasak
Elimizle yaptığımız oyuncaklarla
Teker yuvarlasa Mıstık
Veysel tel arabasına makara taksa
Bir ip, bir topaç avutsa beni
Lastik topla maç yapsak
Kıllı Recep, Ali Osman, ben
Gazozlarını içsek karşı takımın
Yine mızıklansa Laz Metin
Zaman o günlerde unutsa beni
Ramazan gecelerinde
Sokak başında toplansak
Kız kaçıran atsak, torpil patlatsak
Gitmesek evlere davulcu gelene kadar
Güm güm sesleri oynatsa beni
O fakir mahallenin sokaklarında
Gönlü zengin büyüklerin ellerini öpsem
Görsem iki buçuk liranın bereketini
Mahalle bakkalına koşsam
Kefeli teraziler tartsa beni
Ah bir gidebilsem o yıllara
Yeniden selamlaşsam, kaynaşsam
Yüzlerine hasret gittiğim arkadaşlarımla
Çalsam o evimizin kapısını, annem açsa
Bir daha salmamacasına içeri kapatsa beni
Bu Yazıyı Kaleme Alan
Diğer Yazıları Hasan Ukdem

BİZ SENİNLE…

Tutuşmadık el ele Parmaklarımıza yüzük takmadık Eveeet diye bağırmadık Nikahımıza gelenlerin önünde...
Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir