SAAT VE YOLCU

Gün batımında seyre doğru dalıyorum

Batan güneş mi,

Yoksa içimde yolculuğa çıkan bir yolcu mu?

Bilmiyorum.

Ben halden anlamaz birinde durduruyorum saatimi,

Diğer saat ise benden biraz daha ileri.

Akrep mi bozuk yelkovan mı?

Diyorum kendimi sorgular gibi…

Sonra bir bilmiyorum daha.

Bilinmeze doğru gidiyorum sanki.

Oysa ahde vefa borcumu ödemiştim ben.

Ne akrebin ne de yelkovanın boynunu bükmemiştim…

Ha bir saat ileri, ha bir saat geri

Ne fark ederdi?

Mesele iki saatin hep kovalayıp da aynı noktada buluşamamasıydı.

Fakat bunu ne saat, ne de yolcu anlayabildi.

Bu Yazıyı Kaleme Alan
Diğer Yazıları Remziye Bakşi

SENFONİ

Hangi senfoni çalınsa kulağımda, hepsi yarım. Hepsi biraz hüzün, biraz da mutluluk...
Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir