GÜRCÜ MEMUR

2010 yılında açılan Ali ve Nino Heykeli

Gürcistan’ın Batum şehrine geçen yıl, tam da şu sıralarda gitmiştim. Rüya gibi bir Karadeniz turu kapsamında “E sınıra kadar geldik, burayı da görelim” diyerek doğaçlama yapıyoruz.

Artvin’den Sarp Sınır Kapısı’na geldiğim yollarda gördüğüm o kilometrelerce TIR’larla süren gümrük trafiğine şaşırdım. Gürcüler en çok bizden ticaret yapıyor. Tabi virüs nedeniyle aylarca duran ticari sınır şimdilerde yeniden açıldı.

O zaman yeni yeni 15 liradan 50 liraya çıkan yurt dışı harcı bizi de vurdu. Eski kimlikle geçilen son yer. Orta yaş üstü, kalabalıktan ve yaptığı işten bezmiş Gürcü memur kadını bayağı uğraştırdım. Yeni kimlikle cipi okutup geçerken, benimkiyle bilgileri elle girdi. Güneş gözlüğü ve üstüne fötr şapka takmam da girişte bana zorluk çıkardı.

Hop karşıya geçtiğimiz zaman hemen bizi Karadenizli uşaklar karşıladı. Ama bunlar soymak için. Batum merkeze 1 Lari yani 2 Türk lirası olan yola 50 lira çekti. Tabi aldanmadık.

Küçücük bir sahil şehri, mimarisi ben başkayım diyor. Şehrin ana meydanı Avrupa Meydanı. Bu meydanın simgesi de Medea Heykeli.

O sırada koyun postu tutan Medea Heykeli’ne arkamı dönmüşüm.

Gelmeden önce de geleneksel yemeklerine bakmıştım. Farklı bir tat bulamadım. Genelde bizim hamurdan yaptığımız şeyleri yiyorlar. Dükkanlarda da bunlardan satılıyor. Örneğin: Haçapuri (Bildiğin yumurtalı pide)… Tam meydandaki McDonald’s’a girmelik.

Bizde halkın yararına yapılan su sebili ya da hayratlar, burada çok farklı. Sular yukarı doğru akıyor. İçmek için ise başınızı epey bir eğmeniz gerekiyor. Enteresan bir deneyim.

Kadınların çoğu yerde erkeklerin yaptığı işlerde söz sahibi olması çok güzel. Sıradan bir kuaförün yanından geçerken cama yapışmıştım adeta. Berberler kadın, müşteriler ise erkek…

Batum denince akla tabi ki Ali ve Nino Heykeli gelir. İki kavuşamayan aşığın hüzünlü bir hikayesi var. Düzlem elektronik mekanizmayla hareket ediyor. Ama yalnızca akşamları Ali ve Nino birbirine kavuşuyor, bedenleri birbirine giriyor ve ayrılıyor. O vakte kadar sabit bir şekilde gözleniyor. Gün batımına doğru bu muazzam buluşmayı görmeniz lazım.

Bu Yazıyı Kaleme Alan
Diğer Yazıları Muharrem Yağız

SALLANTISAL AKIMLAR

Geçmişte Cafcaf ve Hacamat mizah dergilerinde çizen Mehmet Emin Yıkılmaz’ın efsane bir...
Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir