Cumhuriyet’in siyasi tanığı Ulucanlar Cezaevi Müzesi

Cumhuriyet’in ilk yıllarında kurulan Ulucanlar Cezaevi Türk siyasi hayatından kesitler sunarken,  geçmişte yaşanan onlarca acıya da tanıklık etmiş. İnsanların kapısında günlerce umutla haber beklediği cezaevi, birçok seveni bir daha görüşmemek üzere bir birinden ayırdı. 1925-2006 yılları arası faaliyet gösteren cezaevi şimdilerde ise müzeye dönüştürülerek kapılarını ziyaretçilere açtı.

1-Uzun ve hüzün dolu koridor

Ana kapıdan girdikten sonra karanlık, uzun ve rutubet kokan koridorlardan içeri doğru yürüyünce koridorun bitiminde dönemin şairleri, yazarları ve gazetecilerinin kaldığı ‘Hilton’ diye anılan 9. ve 10. Koğuşlar çıkıyor karşınıza.

2-  Hilton Koğuşu

Hilton koğuşu, Ankara manzarası ve cezaevinin en rahat koğuşu olmasının yanında edebi ve siyasi birçok ismi ağırlamasıyla biliniyor. Bu koğuşta Bülent Ecevit gibi siyasi kişiliklerin yanı sıra Necip Fazıl Kısakürek ve daha birçok yazar, şair kalmıştır.

 

3-  Tek kişilik hücreler

Hilton’un yanından henüz mahkumiyet kararı kesinleşmemiş tutuklular ile, cezaevinde disiplin suçu işleyen veya dışarıda işlediği suç nedeniyle diğer mahkumlardan ayrılması gerektiği düşünülen kişilerin tutulduğu tek kişilik hücrelere geçiliyor.

4- Hücrelerde yaşanan dram

 Hücrelerde yaşanan dramı gözler önüne seren manzara karşında insanın tüylerini ürperten bir tabloya şahit oluyorsunuz müzede. Odaların kiminde sadece tek bir yatak ve aynı oda içerisinde bulunan alaturka tuvalet var, bazılarında ise yatak bile yok sadece duvarlar…

5- Hikâyelerle dolu koğuşlar

Yeşilçam filmlerindeki hapishane görüntülerini andıran koğuşlarda özgürlüğe hasret kalmış onlarca insanın bal mumundan yapılmış heykelleri size olup biteni özetliyor gibi. Gerçeği andıran bal mumu heykeller ve koğuş düzeniyle cezaevi ortamını hissedebiliyorsunuz.

6- Geçmişin karanlık yüzünü sergileyen fotoğraflar

Mahkumların cezaevi süreçlerinde avlularda volta attığı günlere ait fotoğrafların da  yer aldığı avlularda geçmişin izi her adımda hissediliyor. Mahkumların tesbih çektiği, racon kestiği kareler de duvarlardaki fotoğraflarda görülüyor.

7- Darağacında yitirilen onlarca can

Ulucanlar Cezaevi Müzesinde idamların yapıldığı darağacı da sergileniyor. Toplamda 18 kişinin infazının gerçekleştiği darağacı daha önce kurulan ‘Ulu Kavak’ adıyla anılan ağacın bu kez arkasına yerleştirilmiş. Türkiye’de idam cezasının kaldırıldığına dikkat çekmek için darağacı demir parmaklı bir hücreye yerleştirilmiş.

Ulucanlar Cezaevi yakın Türkiye tarihinde çok şeye şahitlik etmiş, çok kişiyi misafir etmiştir. Bu cezaevinde yaşananları o günkü kadar olmasa da bir nebze anlamak için cezaevini ziyaret edebilir, şahitlik edebilirsiniz…

Bu Yazıyı Kaleme Alan
Diğer Yazıları Gökhan Karakurt

Sille’de Hayat Var

Konya’nın Selçuklu ilçesine bağlı Sille, merkeze 8 Km uzaklıkta 6 bin yılık...
Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir