KENDİNE İYİ BAK

Bir süredir gündelik yaşamın bildiğimiz düzende gitmediği, algılarımızın normal saydığı birçok kavramın artık normal olmadığı bir dönemden geçiyoruz. Özellikle “evde kal” çağrılarının sıklıkla yapıldığı, zorunlu karantinaların uygulandığı bu eşi benzeri görülmemiş dönemde fiziki ve ruhsal sağlamlığımızı nasıl koruyacağız?

İyi olmak sağlamlığımız için çok önemli. Bu durumu bedensel iyi olma durumu, zihinsel iyi olma durumu ve duygusal iyi olma durumu olarak üç kategoriye ayırabiliriz.

Bedensel olarak bol su içmek ve evin içinde bile olsa sürekli hareket etmek çok önemli. Müzik eşliğinde dans etmek, internette bulabileceğimiz “Leslie Yürüyüş Programı” ile ilgili videoları uygulamak, mekik çekmek vesaire evin içinde yapabileceğimiz birçok egzersiz mevcut. Yapabiliyorsak açık havada düzenli yürüyüş yapmak beden sağlığımız için çok önemli. Üstelik gökyüzünün daha mavi olduğunu görmek, kuşların seslerini  duyabilmek de iyi geliyor. Doğada her şey seyrinde devam ediyor, bunu bilmek de güzel bir moral kaynağı.

Zihinsel olarak öncelikle bu durumun tüm dünya için geçerli bir acil durum olduğunu kavramak önemli. “Bu bir tek benim başıma gelmedi, herkes aynı zorluğun üstesinden gelmeye çalışıyor” telkinini sürekli tekrarlamanın çok faydası var. Kendimizi salmamalı, umutsuzluğa yer vermemeliyiz. Evet, tehlike devam ediyor, başta ekonomi olmak üzere hayatımızda belirsizliğin etkilediği birçok alan mevcut ancak aynı zamanda hastalıkla mücadelede çok başarılı tıp uzmanları da aşının bulunması, tedavinin etkin hale getirilmesi gibi birçok konuda gece gündüz çalışıyorlar. Umudu her zaman cebimizde taşıyalım.

Haberleri güvenilir kaynaklardan takip etmek, ortalıkta gezen bilgi kirliliğine mahal vermemek çok önemli. Bu süreçte bize iyi gelmeyen, olaylara negatif bakış açısıyla yaklaşan insanları kendimizden uzaklaştırmak da iyi bir fikir olabilir. Eğer ki okuduklarımızdan etkileniyorsak, sosyal medyada hasbelkader karşımıza çıkan bir haber moralimizi aşağı çekiyorsa sosyal medya kullanımımızı minimuma indirmenin zamanı gelmiş demektir.

Duygusal olarak sevdiklerimizle görüntülü konuşmalar yapmak bize yalnız olmadığımızı hatırlatır, sevdiklerimizle ilişkilerimizi de pekiştirir. Mesajlar ve sesli konuşmalar mimikleri takip edemediğimiz için görüntülü konuşmanın yerini tutmayabilir. Birilerine “iyi misin?” diye sormak hem o kişinin gününü güzelleştirir, hem bizim yüzümüze bir gülücük kondurur. Özellikle yaşlılara ve çocuklara destek olmanın günü bugündür. Bu günleri birlik ve beraberlikle atlatacağımızı unutmamalıyız.

Bu dönem bedensel, zihinsel ve duygusal olarak kendi içimize dönüp, krizi avantaja çevirebileceğimiz bir dönem olabilir. Hep ertelediğimiz bir online kursu şimdi yapabilir, bu dönemde evde kendi kendimize öğrendiğimiz bir beceriyi ileride kendimize gelir kaynağı haline getirebiliriz. Önemli olan sakin kalmak, sağlamlığımızı korumak ve hareket etmeye devam etmek. Bu kendimize yapabileceğimiz en büyük iyilik. Bu nedenledir ki şimdi, tam da şu zaman, belki de hiç olmadığı kadar “kendine iyi bak”…

Bu Yazıyı Kaleme Alan
Diğer Yazıları Nurcan Soares

İÇİMDEKİ KADINLAR

Anne olduktan sonra anladım ki; kadınların içi katman katman, tıpkı matruşka bebekler...
Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir