KADINA ŞİDDETE HAYIR!!!

Bundan yüzlerce yıl önce Cengizhan; “Ben sizin hân’ınızım bu da benim hân’ım.” Diyerek eşini gösterir ve kadına verdiği değeri perçinler. Ki, bu insan zamanında yeri göğü inletmiş kimlere-kimlere korku salmış nereleri fethetmiş bir hükümdardı. Oysa ne naif bir harekettir. Biz nasıl bu duyarlılıktan şimdiki zaman caniliğine geçiş yaptık aklım almıyor!?

Bu kadar zor olmamalı halbuki, bir türlü beceremedik şu insan olmayı. Erkek olarak doğduk ve ne yazık ki bir kısmımız öyle kaldı. Halbuki hepimiz insanlığa özenmiştik çocukken, hemen büyük insan olmak istiyorduk. Sanırım birçoğumuz da ters tepti bu erkeklik. Halbuki her kadın, bir şekilde insan olmayı çok iyi öğreniyor; bizde işler sarpa sarıyor ergenlik döneminde.

Üzülerek belirtmeliyim ki çoğu erkek tarafından cinsel obje olarak görülüyor kadınlarımız. Bu büyük haksızlık; çünkü kadınlarımıza insanlığın yanısıra, anne, sevgili, kız kardeş, teyze ve bunun gibi bütün sıfatlar çok yakışıyor; bir insanlığı yakıştıramıyoruz kendimize çoğu zaman. Kadın cinayetleri, istismarlar, şiddet ve ağza alamayacağımız nice canilikler. Bunların hepsi insan olamayan erkeklerin kadın=erkek eşitliğini kabul etmemesinden kaynaklanıyor.

Bir tespit var ki çok doğru buluyorum. Yetiştirilme tarzındaki çifte standarttan dolayı erkek kendisini üstün sanıyor, net! Malum, erkek çocukları kız çocuklarından daha rahat, daha serbest, daha toleranslı yetiştiriliyor. Ebeveynler tarafından hep yapılan yanlış budur maalesef; “oğlum değil mi yapar” diyip, “kız kısmı otursun oturduğu yerde” diyerek taa küçükken erkek ve kız kardeşleri dahi ayrıştırıyorlar. Kadınlarımız da özgürlüğe değil, bu eserate alışıyor, baskıya alışıyor ve kendi çabalarıyla asıl gücünü keşfedebilen keşfediyor keşfedemeyen birilerine bağlı kalıyor çoğu zaman.

Kabul edin artık kadın=erkek eşitliğini. Sürekli ikinci plana atma, değersizleştirme, hor görme, sınıflandırma, küçük görme ve ”kadın kısmı değil mi? sözcükleri sürüp gidiyor. Kabul edin artık kadınsız bir hiç olduğumuzu, birbirimizi tamamladığımızı, eşitliğimizi. Kabullenin artık, yeri geldiğinde annemiz, yeri geldiğinde eşimiz, yeri geldiğinde dert ortağımız, yeri geldiğinde akıl hocamız, yeri geldiğinde sığınacak limanımız oluyor kadınlarımız ve bizden sadece insanlık istiyor.

İnsan olamayanlarda bu isteklerine şiddetle karşılık veriyor, heyhat! Ben insan olamıyorum de geç. Kadın stres topu değil, kum torbası değil. İnsan olamadığınız daki eksikliği kadından çıkarmayın. Hiçbir kadın siz onu sevdiniz diye sizi sevmek zorunda değildir. Hiçbir kadın gidemez, vazgeçemez değildir. Hiçbir kadın insan olamayışınızın cezasını çekmek zorunda hiç değildir! Ne sevmeyi becerebiliyorsunuz ne sahiplenmeyi. Beceremiyorsanız insanlığı sevmeyin arkadaşım! Beceremiyorsanız insan olmayı onu da gidin kadınlarınızdan öğrenin…

Bu Yazıyı Kaleme Alan
Diğer Yazıları Barlas İSFENDİYAR

VAKİT AKŞAM YARASI

vakit akşamın yarısı çekilen perdeler pek hareketli göğün sokakları tüylerin bulutlarla raksı...
Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir