İNSANLIĞIN BÜYÜK SINAVI

2020 yılı başladı başlayalı bir türlü huzuru bulamamıştık ama işlerin bu kadar sarpa saracağı da aklımıza gelmemişti, öyle değil mi? Dünya genelinde yeni ve hayli ürkütücü bir gündemimiz var artık: küresel salgın ilan edilen Korona, nam-ı diğer COVID-19.

Aralık ayının sonlarına doğru Çin’in Wuhan kentinden yayılmaya başlayan bu illet, küresel dünyada sınırlararası hareketliliği artan insanlığın başına hiç beklemediği bir anda bela oldu. Çin’den sonra İran, İtalya gibi ülkelerde de hızla yayılan Korona, hızını kesmeyip tüm dünyaya yayıldı. Ülkeler sınırlarını kapatmak zorunda kaldılar, okullar bilinmeyen bir süre boyunca kapatıldı, evden çalışma mümkün olduğu durumlarda tavsiye edildi ve insanlara sosyal izolasyona uymaları salık verildi. Biz 2020’de uzaya çıkacağımızı sanırken, Ortaçağ salgınlarına benzer, çaresi henüz bulunamayan bir musibetle boğuşuyorken bulduk kendimizi. Dünyada hayat durmuş durumda, insanlar ilk günler olduğu kadar alışveriş stoklarına saldırmasa da piyasada hala tuvalet kağıdı, el dezenfektanı, temizlik ürünleri bulmak çok zor. Eğitime ara verildi, dünyaca ünlü restaurant zincirlerinden tutun da tekstil devlerine kadar birçok işletme kepenk indirmek durumunda kaldı.

Ben size bu satırları yazarken yaşadığım ülke olan İrlanda’da an itibariyle 6 ölü, 1125 tanısı kesinleşmiş Korona hastası mevcut. Okullar 12 Mart tarihinde kapatıldı ve 29 Mart’a kadar alınan bu ilk karar bugün itibariyle henüz öngörülemeyen bir tarihe kadar uzatıldı. Büyük marketler stoklarıyla henüz aç kalmadan durumu idare etmemizi sağlıyor, sağlık çalışanları da canları pahasına zorlu bir mücadele veriyorlar hastanelerde. Toplumda belli bir kesim hala ders almamış olsa da, “evinizden çıkmayın”, “ellerinizi sıklıkla yıkayın”, “elinizi yüzünüze kesinlikle götürmeyin” gibi uyarılar uzun yıllar aklımızdan çıkmayacak şekilde bilinç altımıza kadar yerleşti.

Ülkelerin hepsinde kaos ortamı hakim. Hiç kimse dünyada yaşanan bu tutulmanın ne kadar süreceğini öngöremiyor. Hastalığın çaresi bulunup kontrol altına alınamadan bu hızla ilerlemesi durumunda yakında yoğun bakımlarda yer bulunamayabileceğini bildiriyor tüm ülkeler. İnsanlık dramı yaşanabilir, hatta bir bakıma ölümlerin şu ana kadar en fazla yaşandığı İtalya’da yaşanmaya başladı bile: doktorlar kimin hayatta kalıp kimin öleceği üzerine bir seçim yapmak zorunda kalabilirler. Devletler ekonomik güçleriyle orantılı olarak halklarına ekonomik paket seçenekleri sunmaya başladılar. Son açıklamada İrlanda Devleti, süreç nedeniyle işini kaybeden kişilere haftalık 350 € tutarına varan işsizlik yardımı yapılacağını açıkladı. Evden çalışmak zorunda kalan aileler için ise elektrik faturası gibi masraflarda indirime gidileceğini belirtti.

Ülkelerin yönetim şekillerine, halkların yaşam tarzlarına göre alınan önlemler ülkeden ülkeye farklılıklar gösteriyor. Çin gibi komünist bir ülke tamamen ülkede sokağa çıkma yasağı ilan ederek birçok vakanın önüne geçebildi ancak Avrupa’daki sosyal devlet anlayışı ile bu krizin tabiatı pek uyuşmadı. Sonuç: alınacak önlemlerin halkın insiyatifine bırakılmasıyla inanılmaz bir hızla yayılan bir virüs.

Ekonominin uzun yıllar toparlanamayacağı, dünyanın bu kriz atlatıldıktan sonra bizim bildiğimiz gibi bir dünya olmayacağı herhalde herkesin hemfikir olduğu konulardan. Bir de dünyaya yeni bir düzen getirilmeye çalışıldığı ile ilgili komplo teorileri var ki, yeterince ortalıkta bilgi kirliliği yokmuş gibi bir de bu teoriler ortalığı karıştırıyor.

Etrafımızda olup biten her şey şu anda bizim için yeni bilgi. Anlamaya, alışmaya, adapte olmaya  çalışıyoruz. Bu aşamada belki de eve kapanmak psikolojimizin ayakta kalmasını sağlayacak tek çözüm bile olabilir, zira etraftaki hızlı ve çarpık bilgi akışı bilinçaltımızın da tanıdığı bir durum değil.

Dünya nüfusu, şu anda birlikte yaşamayı öğrenmenin ağır sınavını veriyor. Bu krizden çıkmamızın tek yolu, işbirliği haline yaşlılarımızı korumak, risk grubundakilerin gerekmedikçe evden çıkmamaları için mümkün mertebe ihtiyaçlarını karşılamak, ellerimizi sıklıkla yıkamak, toplu alanlarda bulunmamaya çalışmak ve muhakkak ki sosyal izolasyon uygulayıp evden hiç çıkmamak.

Bireysel ve kitlesel olarak öğreneceğimiz çok şey var. Bunlardan da adım adım ve uzun uzun bahsedecek günlerimiz ve maalesef ki olacak. Önümüzdeki aylarda ve belki bizi bekleyen uzun yıllarda gündemimiz Korona olacak. Evde kalın, güvende kalın.

Bu Yazıyı Kaleme Alan
Diğer Yazıları Nurcan Soares

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ

Kutuplardan basık, ekvatordan şişkince olan küremiz Dünya, ekolojik sistemin çöküşe geçmesi ile...
Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir