ENDİŞE

“Gelecek” kavramıyla hep kavgalarım bu günlerde. Hızlı gelişen dünyanın karmaşasında bugüne ayak uydurmak bile bu kadar zorken, bir anne olarak geleceğe hazırlamak durumunda olduğum çocuğumla ilgili endişelerim var.

Etiklerden başlamak gerekirse, 2020 yılında bile insanlığın bir adım yol alamamış olması gerçekten hayal kırıklığı sebebi. İnsanların sadece derisinin renginden dolayı boğularak öldürüldüğü bir dünyada adaletin de tecelli etmediğini bile bile etikleri çocuklarımıza nasıl öğreteceğiz? Bizim gibi olmayan herkesin çeşitliliğimize açılan bir kapı olduğunu, çok sesliliğin müziğimizin en güzel nakaratı olması gerektiğini nasıl anlatacağız?

Sürekli ekonomik krizlerle, inişlerle çıkışlarla düşe kalka ilerleyen piyasalarda iş bulmak bile başlı başına bir sorunken, çocuklarımıza tutkularının peşinden gitmeyi nasıl öğreteceğiz? Arkalarında durabilecek finansal desteği nereden bulacağız? Ekmeğin aslanın ağzından midesine indiği bu koşullarda hayatta kalmalarına yetecek becerileri onlara nasıl edindireceğiz? Okulların bu becerileri kazandırmada geri kafalı kaldığı bir dünyada, kendi becerilerimizle ne kadarını telafi edebileceğiz?

Çocuk tacizlerinin, cinayetlerin, hırsızlıkların kol gezdiği bu dünyada çocuklarımıza nasıl kendi başlarına sosyalleşme imkanı tanıyacağız? Sokakta oynayarak büyümüş bir çocuk olarak oyun kurmayı, arkadaşlarımla geçinmeyi, kaynaklarımı paylaşmayı ve daha bir çok hayat becerimi sokakta öğrendiğimi biliyorum. Bunları çocuğuma nasıl aktaracağım?

Zihnim karanlık bu sıralar. İçinde bulunduğumuz durumdan ziyade bir bilinmezlik bulutunun içinde afaki bir şeymiş gibi bekleyen gelecekten endişeliyim. Tünelin sonundaki ışığı görebilmek istiyorum.

Bu Yazıyı Kaleme Alan
Diğer Yazıları Nurcan Soares

DİNLE BENİ ERKEK!

Dinle beni, erkek! Beni, kadını, bir kez olsun, can kulağıyla dinle! Bilinen...
Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir