BEKLEMENİN TADINA VARABİLMEK

An oluyor gönlüm, kimi beklediğini bilmediğim bir hâle giriyor. Beklemenin o saf kişnemesi kulaklarımda çağıldıyor ve tuhaf bir hengâme ortasında buluveriyorum kendimi.

Beklemek denen şey her ne ise güzel yanlarının olduğu kadar, zor ve ağır yanlarının da olduğu bir duygu. Güzel kısmı tamam ama neden zor ve ağır olduğunu bildiğim bir duyguyu yaşıyorum ya da yaşıyoruz? Üstelik neyi beklediğini dahi bilmeden sürüp giden bekleyişleri ne diye gönlümüze asıyoruz?

Beklemenin bir anlamı olduğunda güzelleştiği yadsınamaz bir gerçek ve fakat bununla beraber zor ve ağır yanı sanki çok daha fazla mevcut. En azından bende öyle bir durum kol geziyor.

Bekleyişler kimi zaman zora sokar insanı, yorar. Yine de o yorgunluk bile bana çoğu kez, anlamına bir türlü varamadığım bir huzur bir mutluluk verir. Bir özlem eşlik eder kimi zaman bu bekleyişlere, bazen umut, bazen sabır ve dahi birçok şey. Bazen bir sevda, bir aşk da beklenir.

Sonu olmayan bekleyişlere katsam bunu yeridir. Hem öyle demiyor mu, gönlümün dostu şair İsmet Özel: “Vakti vardıysa aşkın, onu beklemeliydi” diye?

Bazı zamanlar, sanki kendimi bir çölde yalnız kalmış bir bedevî gibi hissedip birinin gelip beni bir başıma kaldığım o çölden götürsün diye bir bekleyiş içinde buluveriyormuş gibi hissediyorum. Bu bana onulmaz bir duygu yoğunluğu katıyor. Bekleyişlere hayaller de eşlik etmezse olur mu ya?

Bekleyişler kimi zaman da hayal kırıklığı yaşatır insana. Zarif sancılar yükler yüreğe. Bekleyişlerin getirisi olan beklentilerin boşa çıkması zor ve ağır olan yanının bir sonucu olarak çıkar karşımıza.

Bu yüzdendir ki, yaşadığımız süre boyunca bin türlü şeyden doğan bekleyişlere beklentilere, “Niçün”? sorusunu sormak gerek. Bu soruya verilen cevap üzerine ne şekilde bekleyişte olduğumuza kanaat getirebilir ve dahi öyle bir duyguya girip girmeme konusunda kendimize bir şeyler söyleyebiliriz.

Her daim doğruyu, iyiyi, güzeli, hayırlı olanı bekleyebilmek, bunun tadına varabilmek ümidiyle…

Bu Yazıyı Kaleme Alan
Diğer Yazıları Remziye Bakşi

ŞİİR ÜZERİNE

“Gönlüne şifa diye sürdüğün şey nedir?” diye sorulsa bana, sanırım buna hiç...
Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir