AĞAÇSIZ BİR ORMAN

Hayatımızı hep bir şeyleri merak ederek geçirmişizdir. Büyüklerimiz meraklarını “Ne olacak bu ülkenin hali?” diyerek dile getirir. Gençler ise belki bir enstrümanı belki de aşkı merak ederler. Fakat çocuklar hayatın kendisini merak eder. Hayal güçleri sayesinde sonu olmayan bir keşfe çıkarlar. Biz de öyle değil miydik?

Süpürgeleri kendimize at yapar tüm evi keşfe çıkardık. Şimdilerde ise koca bir şehir olan
İstanbul’a dahi sığamaz olduk. Korkardık kalabalıklardan. Annemizi kaybetme korkusu sarardı
minicik yüreğimizi. Ne kadar da masumduk. Yeni aldığımız ışıklı ayakkabılarımızın tüm dünyayı
aydınlatabileceğini sanırdık. Fakat şimdilerde ne oldu bize? Hayallerine kilit vurulamayan o
çocuklar biz değil miydik? O zaman neden asla sönmeyecek ışıkları tek tek söndürüyoruz?
Kendi çocukluğunuzu düşünün. Acısıyla, tatlısıyla bir şeyler yaşadınız. Şimdi ise tüm o anıları
gülümseyerek anlatıyorsunuz. Top oynarken yaralanan dizinizi, seksek oynarken tüm
mahalleyi titretecek güçte olan kahkahalarınızı… Hepimizin hafızasında yer edinmiş o güzel
anıları hatırlayın. O halde neden bu güzel anıları bir teknoloji kutusunun içine sıkıştırmaya
çalışıyoruz?

Hayatı yaşayarak, gözlemleyerek, hissederek öğrenmez miyiz? Peki geleceğimize neden bu
fırsatı vermiyoruz? Merak etmeyen, her ağladığında telefonlarla susturulmuş bir gelecek… Ve
siz siz olun merak etmeyen beyinlerden her zaman korkun. Çünkü ağaçsız bir orman, balıksız
bir deniz, ruhsuz bir beden hiçbir zaman tam değildir. Şimdi soruyorum sizlere çocuklar ne ile
yaşar?

Bu Yazıyı Kaleme Alan
Diğer Yazıları İstikamet Dergisi

SEVGİYİ ANLATMAYA YETER Mİ?

Çok şiirler , kitaplar yazılır hakkında çok şarkılar, türküler, sözler söylenir ama...
Daha Fazla

2 Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir