UYKU VE MELATONİN HORMONUNUN SAĞLIĞIMIZ ÜZERİNDE ETKİLERİ

Uyku, tüm canlıların fiziksel ve ruhsal bakımdan sağlıklı olması için gerekli yaşam aktivitelerindendir. Enerjinin korunmasını, sinir sisteminin gelişimini ve onarımını sağlayan doğal bir süreç olup; uyarılmışlığı, otomatik işlevleri, davranışı, bilişsel işlevleri ve hücre içi mekanizmaları kontrol eden sinir sistemi başta olmak üzere biyolojik yapının birçok bileşeni ile ilişkilidir.

Peki sadece bu kadar mı? Elbette hayır. Hem ruhsal hem de fiziksel olarak birçok yönden bizi adeta avucunun içine alır.

Melatonin, beynimiz tarafından özellikle geceleri salgılanan bir hormondur. Gecenin erken saatlerinde hava karardıktan sonra başlayıp, 21.00 ile 22.00 saatleri arasında salınımı artmaya başlayan melatonin, saat 02.00-04.00 gibi en yüksek seviyeye ulaşır.

Melatoninin vücuttaki asıl işlevi, gece ve gündüz döngülerini veya uyku-uyanıklık döngülerini düzenlemektir. Aynı zamanda melatonin vucudu birçok hastalıktan da korur.

Karanlık, normal şartlarda vücudun daha fazla melatonin üretmesine neden olur ve bu da vücudun uykuya hazırlanması için işaret verir. Ateşin bulunmasından itibaren insanlar, geceleri ışık kullanımını artırarak ve zamanlarının çoğunu kapalı mekanlarda geçirerek vücudun doğal aydınlık–karanlık döngüsünün bozulmasına veya değişmesine sebep olmuştur. Bu yaşam tarzı; sirkadiyen ritim ve melatonin salınımı bozulması da dahil olmak üzere vücutta zaman karmaşasına neden olmaktadır.

Araştırmalar vücuttaki bu zaman karmaşasının diyabet, obezite, bilişsel ve duygusal bozukluk, erken yaşlanma ve bazı kanser türleri ile de ilişkili olduğunu göstermektedir.

Yapılan bir çalışmada; melatoninin yağ hücrelerini tıpkı soğuk gibi diğer termojenik uyaranlara duyarlı hale getirmekte, bu da melatoninin yeme-içme ve fiziksel aktivite seviyeleri üzerinde etkisi olmadan vücut ağırlığını kontrol etmeye nasıl katkıda bulunduğunu göstermektedir.

‘Karanlıklar hormonu’ olarak da bilenen melatonin üretimi ve salınımı, aydınlık ile sona erer.

Melatoninin sentezi ve salınmasını etkileyen en önemli faktör ışıktır. Işıklı ortamda sentezi engellenen melatoninden faydalanabilmek için uyku esnasında gece lambaları kaldırılmalıdır.

Gece melatonin salgılanan saatlerde televizyon izlemek, cep telefonu ile vakit geçirmek, ışığa ve özellikle mavi ışığa maruz kalmak uyku kalitesini ve vücudun hastalıklara karşı direncini düşüren etkenler arasında gösterilir.

Melatonin Salınımını Arttıran Besinler

Melatonin salgılatması açısından en zengin meyve olan vişne bu özelliğiyle uyku sorunundan şikayetçi olan kişilere önerilir. Kirazda da uykusuzluk problemine iyi gelmektedir. Fındık ve ceviz, papatya, anason, ceviz, badem de doğal melatonin kaynağı olarak öne çıkarken içerdikleri uyku hormonu melatonini olan triptofan sayesinde uyku problemi olanlara yardımcı olabilmektedir.

Bu Yazıyı Kaleme Alan
Diğer Yazıları Ceylan Çetin

UYKU VE MELATONİN HORMONUNUN SAĞLIĞIMIZ ÜZERİNDE ETKİLERİ

Uyku, tüm canlıların fiziksel ve ruhsal bakımdan sağlıklı olması için gerekli yaşam...
Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir