BİREYSEL VE SOSYAL SORUNLARI İYİLEŞTİRME ETKİLİ BİR YÖNTEM OLARAK: PSİKODRAMA

Dünyada ve ülkemizde pek çok sosyal ve toplumsal sorunlar yaşanmaktadır. Bunlardan en önemlileri; işsizlik, salgın hastalıklar, bağımlılık, göç, gruba aidiyet ihtiyacı, öz güven yetersizliği, toplumsal cinsiyet sorunu, iş alanında çatışmalar, çocuk istismarı, kadına şiddet, futbolda şiddet, öfke yönetimi sorunu vb. diyebiliriz. Sosyal bütünleme her şeyden önce sosyal yapıyı oluşturan fertlerin yaşamlarından ne derecede doyum aldıklarına bağlıdır. Bu ihtiyaçlar, ekonomik, sosyal ve biyolojik olduğu kadar psikolojik ögeleri de içermektedir. Kimi ihtiyaçlar bireyin içinde bulunduğu toplum, grup ya da kurumlar tarafından karşılanabilir. Ancak kimi ihtiyaçlar vardır ki, bunların karşılanması için psikodrama grup terapisine katılması gerekli olabilir.

Son senelerde kısa süre içinde sorunlara çözüm bulan, çocuk, genç ve yetişkinler için grup psikoterapinin başka bir versiyonu olan Psikodrama Dr. Jacob Levy Moreno’nun geliştirdiği, kendimizi tanımayı, kendimize ve durumlara dışarıdan bakabilmeyi hayatın akışı içinde sorunlarla baş etmemizi kolaylaştıran, geçmiş, bugün ve gelecek, hayaller, rüyalar ve ilişkiler ele alır. Modern terapi yöntemlerinden birisi olan Psikodrama; eğitimde, sağlıkta, özel sektörlerde, firma ve şirketlerde, organizasyonlarda, iyileşme ve sorun çözme, personeller arası sorunların çözümlenmesi amacıyla kullanılır. Psikodrama “şimdi ve burada” tekniğiyle yola çıkarak sahneyi ve oyunculuğu kullanan ve canlandırmaya dayanan bir sağaltım araçtır. Sosyal bir varlık olan insanı toplumun küçük bir altyapısı olan bir grubun içinde ele alır. Grup içindeki süreçlerinde kişinin kendisiyle, diğerleri ile sorunuyla güvenli ve destekleyici bir karşılaşma sağlayarak farkındalık ve iç görü kazandırır. Psikodrama, kişinin duygularıyla karşılaşmasını, onları tanımasını sağlayarak grup içinde spontanlık ve yaratıcılığını aktive eder. Böylece yaşamını yeniden gözden geçirme, yeni ufuklar ve fikirlerle geleceğini de dizayn etme fırsatını vermiş olur. Aynı zamanda içinde bulunduğu grubun desteğini de alarak, kendisine, geçmişine, acısına bakabilme cesareti verir.

Etrafımızda gezinen insanlara bakarsak daha çoğunun yaşamlarından zevk duymadıklarını, yaptıkları işlerinden dolayı keyif almadıklarını ona rağmen daha iyi bir yaşam için mücadele verdiklerini görüyoruz. Psikodramada bireylerin mutlu olmaları ve “doğru” bir yaşam sürdürmeleri için spontanlık ve yaratıcılık çok önemli iki unsurdur. Kendiliğinden herhangi bir dış koşul etken içinden geldiği gibi duygu ve davranışlarını çocukmuş gibi sergileyebilmek asıl amacı oluşturur. Ayrıca Moreno, sosyometrinin temelinde seçme özgürlüğü olduğunu düşünür ve özgürlüğün bastırılmasıyla spontanlığın bastırılmasını eş anlamlı görür. İnsanların spontanlıklarının da çoğu kez yine insanlar tarafından bastırılabildiğini ileri sürer. Yaratıcılık nevrozu olan kişiler, zeki ve yetenekli olmalarına rağmen var olan potansiyellerini kullanamazlar, durağanlaşırlar, kendilerini geliştiremezler ve sonuçta yarına kalma şansları azalır. Spontanlığın bastırılması yanı sıra sınırsız ve denetimsiz olması da sosyal sorunlar doğuracak davranışların ortaya çıkmasına yol açar.

Grup çalışmalarımızda kişilerin sosyal ortamlardayken yaptıkları bazı davranışlar hakkını arama, pasif davranma ve yaşadıkları bazı duygular kendini ifade etme korkularını kabullenme açısından anti- sosyal davranışlarının düzeyinde değişim olacağı, kişiyi küçük düşürecek bir statüye iten yetersizlik korkularının azalacağı, öfkenin ifade edilmiş biçiminde ve öfkeyi kontrol eğiliminde olumlu yönde değisim olacağı yönünde iyileştirme psikodrama teknikleri kullanılmaktadır.

Sonuç olarak da yapılan çalışmalarda bize en fazla kazanımı olan şey “Bu çalışmada meselenin benimle ilgili bir yönü de varsa kaçmak değil, yapmam gerekenler yerine getirmek” diyebilmektir. Bir başoyuncu oyununda bazen duruş, oturuş, yönünün nereye baktığının karşıdaki insanı nasıl etkileyebileceğini, onun algısının değişmesine ve yaptırım gücüne sahip olmasına odaklanır. Sinirlenmek, birilerine söylenmek yerine, “benim düzeltmem, düzenlemem gerekenler var” diyebilmektir. Düşünce, duygu ve davranış değişimini psikodrama sahnesinde uygulama esnasında başarabilir.

Psikodramanın insanın içinde bulunduğu durumun birkaç araç, gereç ve psikodrama teknikleriyle kendi duygularını tanımasına olanak sağlayabileceği güçlü bir yöntem olduğunu söylenebilir. Psikodrama aracılığı ile eski ve anlamlandırılamayan duygular “şimdi ve burada” ile yeniden ortaya çıkar. Bu sayede tanımlanıp ifade edilememiş duygular, gerçek yerlerine oturtulabilir. Dış güçler ne varsa suçlanabilir, sorunları başkalarına yansıtabilir. Fakat her  çalışmadan sonra da oyuncular-üyeler kendilerine düşen pay ve sorumluluklarını üstlenmesine yol açar.

Bu Yazıyı Kaleme Alan
Diğer Yazıları Öğr. Gör. Odise VUÇİNAS

       BİREYSEL VE SOSYAL SORUNLARI İYİLEŞTİRME ETKİLİ BİR YÖNTEM OLARAK: PSİKODRAMA

Dünyada ve ülkemizde pek çok sosyal ve toplumsal sorunlar yaşanmaktadır. Bunlardan en...
Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir