2020 TECRÜBELERİ

Girerken büyük bir coşkuyla kutladığımız 2020 yılını, “bi’ git artık, bi’ bit artık” serzenişleriyle uğurladık. Her yıldan farklı olarak bu yıl, yeni yıla girdiğimiz için değil, 2020 yılından kurtulmak için 2021’i kutladık.

Hem haksız da sayılmayız… Bu yıl, felaket derecesindeki olaylar, pişmiş tavuğun başına gelmedi.

 

Acısıyla tatlısıyla geride bıraktığımız bu yıldan çıkarmamız gereken birtakım dersler yok mu sizce de?

 

  • Sağlık

En başta sağlığımızın kıymetini anladık.  Rahatça nefes alabilmeyi, her şeyin başının gerçekten sağlık olduğunu iliklerimize kadar hissettik. 2021 yılı sağlığımıza gereken kıymeti vermemiz için bir başlangıç olsun.

 

  • Özgürlük

Ne çok özlemişiz sokaklarda özgürce gezmeyi, sevdiklerimizle doyasıya sarılmayı… Tıklım tıklım dolmuşa bile rahatça binebilmeyi… Bizim sıkıcı dediğimiz hayat meğerse mükemmel bir şeymiş, bayrammış adeta…

 

  • Doğa

Biz evlere kapandık, doğa açığa çıktı. Kaldırımlarda çiçek açtı, gökyüzünün maviliğini gizleyen karabulutlar dağıldı. Habitata can geldi. Biz hasta olduk ama doğa iyileşti. Bir kez daha anladık attığımız çöplerle, havaya karışan kirlerimizle içinde yaşadığımız doğaya ihanet ettiğimizi. Koronavirüs’ün aşını bulduk, peki doğanın ilacını da bulsak en büyük iyiliği kendimize yapmış olmaz mıyız?

 

  • İletişim

Buna iletişimsizlik de diyebiliriz. Zoom gibi görüntülü konuşma araçlarıyla, uygulamanın adı gibi uzakları yakın ederek iletişim kurarken, yanıbaşımızdakilerle iletişim kurmayı beceremedik. Toplumun en temel yapıtaşı ailelerin ne kadar da iletişimden uzak yaşadıklarını bir kez daha görmüş olduk. Evlere kapandık, iletişim kurma zorunluğu ortaya çıktı. İnsanoğlu için en kolay olan bir beceriyi kullanmadık; birbirimizi dinlemedik, anlamadık, empati kurmadık… Bu olanların üstüne zor olanı seçip boşandık, yuvaları yıktık. Tüm bunlar gösterdi ki en yakınımızdakilerle bunca zamandır iletişim kurmaktan kaçarak hayatı sürdürmüşüz.

 

Hadi gelin yine biz en kolay olanı yapalım; empati kuralım, anlayalım, hoş görelim, sevelim…

 

  • Tedbir

Bu yıl sadece tek derdimiz koronavirüs değildi elbet. Depremler de canımızı yakan en büyük olaylardan biriydi. Aslında depremden çok depremler karşısında ne kadar da hazırlıksız olduğumuz gerçeği canımızı daha çok yaktı. 3 kuruş daha fazla kazanmak için ticari hile yapan inşaat firmalarının insafına terkedilmiş onca hayatlar olduğunu bir kez daha gördük.

 

Deprem hayatımızın bir gerçeği, ilk olmadı son da olmayacak. Öyleyse tedbir almak için daha neyi bekliyoruz?

 

 

 

 

Yazı Etiketleri
,
Bu Yazıyı Kaleme Alan
Diğer Yazıları Ramazan Akın

Hayat dediğimiz serüvende İstikamet nereye?

Hayat dediğimiz serüvende istikamet nereye? İşte bu soruyu sormakla başladı tüm hikâye…...
Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir