BİR EV VARDI

Bir ev vardı

Şurada,

Yolumun üstünde…

Dolgun bir konak, taşkın bir saray,

Zengin bir malikane değil…

Kerpiçten yapılmış,

Mütevazi, müstakil…

Bir evdi…

 

Bir ev vardı

Şurada,

Yolumun üstünde…

Avlusundaki gül kokuları

Hane halkının gönlüne sinen…

Masalsı bir günün ardından

Perdeleri inen…

Bir evdi…

 

Bir ev vardı

Şurada,

Yolumun üstünde…

Muhabbetle açılırdı kapıları

Ne zaman bir dost sesi duysa.

Kocamandı, insan yüreği kadar

Oysa…

Bir evdi…

 

Bir ev vardı

Şurada,

Yolumun üstünde…

İçindekilerin gönülleri zengin,

Gelirleri orta halli…

Dosta, arkadaşa, akrabaya,

Adresi belli…

Bir evdi…

 

Bir ev vardı

Şurada,

Yolumun üstünde…

Demli çay kıvamında sohbetlerle

Mangal ateşinde kestane patlayan…

Sıcacık misafirlerle, komşularla

Her akşamı bayram gibi kutlayan…

Bir evdi…

 

Bir ev vardı

Şurada,

Yolumun üstünde…

Dede, nine, anne, baba

Hatta hala teyze öğretmen gibi

Bahsederlerdi ahlaktan, dürüstlükten

Eksiksiz hayat mektebi…

Bir evdi…

 

Bir ev vardı

Şurada,

Yolumun üzerinde…

Sabah ezanlarıyla birlikte

İnsanlar gibi uyanan…

Dualarla örülü duvarlarıyla

Hayatın her mihnetine dayanan…

Bir evdi…

 

Bir ev vardı

Şurada,

Yolumun üzerinde…

Odasında asılı dururdu

Takvim, saat ve kur”an…

Zamana karşı

Öyle imanla ayakta duran…

Bir evdi…

 

Bir ev vardı

Şurada,

Yolumun üzerinde…

Üç günlük dünyada

Mihmanı olduğum, barındığım…

Hayatın kirinden , pasından arındığım…

Bir evdi…

 

Bir ev vardı

Şurada,

Yolumun üzerinde…

Çocuk sesleri taşardı sokağa

İnsan feryatları değil…

Aradığım şu gökdelenler

Şu apartman katları değil…

Bir evdi…

Bu Yazıyı Kaleme Alan
Diğer Yazıları Hasan Ukdem

GÖTÜR BENİ ARABACI

Ne yapsak olmuyor Bir araya gelemiyoruz Sevdamızı da silemiyoruz İki yürekte bir...
Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir