BAKIP GÖRMEK, GÖRÜP FARKINDA OLMAK: TİŞÖRT YAZILARI

Yıllardan beri elimden geldiğince, dilim döndüğünce anlatmaya, çevremdeki insanların dikkatini çekmeye çalıştığım konulardan birisi de başlığını “Tişört Dili” olarak koyduğum çalışmamdır.  Yaptığım araştırmalar ve karşılıklı konuşmalarımda gördüğüm üzere tişörtlerin birçok kimsenin anlamadığı bir dili var.

“Tişörtümüzde ya da diğer giysilerimizde ne yazdığını bilsek ne olur, bilmesek ne olur? Basit bir şey gibi gözüküyor, ne olacak ki bir tişört yazısından?” diye düşünüyorsanız üzgünüm ama kesinlikle yanlış düşünüyorsunuz.  Her şey en küçük ayrıntıdan başlar… Hele söz konusu olan, toplumumuzu ayakta tutan kültürümüz ise;  o zaman bugünkü yazımızın önemi çok daha artıyor demektir.  Tişört Yazılarını okumaya başlayınca ne demek istediğimiz daha net anlaşılacaktır umarım.

Bu çalışmamızın amacı insanların bakıp görmediğini, görüp de fark etmediğini bir nebze de olsa ortaya çıkartmaktır.  Bu yazımızı okuduktan sonra insanlar giydikleri ya da etrafında gördükleri yazılı tişörtlere daha bilinçli olarak yaklaşacaklardır.

“BAKIP GÖRMEK, GÖRÜP FARK ETMEK” YANİ “FARKINDALIK OLUŞTURMAK”

Kültür yozlaşmasının bir parçası olan “Tişört Yazıları” konusunu çalışmaya başlamama sebep, bardağı taşıran son damla dediğim ve yaptığım tüm sunumlar da gösterdiğim minik yeğenimin giysisinin üzerinde İngilizce olarak “Ben aç köpeğim” yazısı olmuştur.  Böylece tişörtlerin üzerinde bulunan baskı, resim ya da yabancı dildeki yazıları daha detaylı olarak incelemeye başladım.  Yapmış olduğum incelemeler ve anket çalışmaları sonucunda ortaya çıkan sonuca göre maalesef azımsanmayacak kadar kişi giysisinin üzerinde ne yazdığını hiç merak etmemiş, araştırmamış sadece rengini, modelini beğendiği ya da hediye edildiği için giydiğini ifade ediyor dolayısı ile üzerinde ne taşıdığını, hangi mesajları gönderdiğini bilmiyor.

KÜLTÜRÜMÜZLE, MANEVİYATIMIZLA ASLA ÖRTÜŞMEYEN TİŞÖRT YAZILARI, BASKILARI VE BİLİNÇALTINA GÖNDERİLEN MESAJLAR…

Yabancı dilde yazılı cinsellik içeren tişörtleri örneklendirirsek; “Erkek Arkadaşım Kasaba Dışında”, “Erkek Arkadaşım Gelmeden Öp Beni”, “Rahatsız Etme Henüz Sarhoş Değilim” “Maddiyatçı Kız”, “Bu Gece Boşum”, “Porno Yıldızı”, “Seni İstiyorum”, “Erkekler Meşhur, Başarılı, Zenginseniz! Boştayım” gibi İngilizce yazı yazan tişörtleri giyen insanlarımız ne yazık ki anlamlarını bile bilmeden rahat rahat çarşı pazar geziyorlar.  Bir teyzenin üzerinde “Porno Yıldızı” yazan tişört var, teyze habersiz tişörtünde ne yazdığından.  Otobüste giden bir vatandaşımızın giydiği şapkada “Kötü Kız” yazıyor…  Bir genç camide namaz kılıyor tişörtünde ise “Dünyaya İçmeye, Dans Etmeye ve Cinsel İlişki Kurmaya Geldik” yazıyor.  Hem milli hem de dini olarak evlilik kurumu kutsalımızdır, ancak gelin ve damat resminin olduğu ve altında “Game Over” yani “Oyun Bitti” yazısı ile insanlar evlendiği zaman hayatının bittiği vurgulanmakta, evlilikten uzak durulması, birliktelikten yana olunması bilinçaltına işlenmektedir.  “Simple Truth” yani, “Basit Gerçek” yazan diğer bir tişört baskısında ise bir erkek ve kadın resmi yer almakta, kadının gönlü ile sevdiğini, erkeğin ise cinselliği ile sevdiği vurgulanıyor.   Cinsellik mesajları içeren o kadar çok tişört yazısı var ki hatta bazılarını burada dile getirmekten hicap duymaktayım.  Birçok ailenin çocukları ile birlikte izlediği bir dizide başrol oyuncusunun tişörtünün üzerinde “Hotmale, try it for free” yani “Ateşli Erkek, Ücretsiz Dene” yazıyor, bu yazıya yorum bile yapmıyorum…

 

Tişört yazılarında yer alan ve din karşıtı yazılar ve baskılar içeren mesajlar ise gerçekten korkunç, alenen dini değerler ile alay edilmekte, saf masum vatandaşımız ise bu oyunlara alet edilmektedir.  Örneklendirmek gerekirse; bir vatandaşımız camiye namaz kılmaya gidiyor ancak tişörtünün arkasında “God is Busy, Can I Help You?” yani “Tanrı Meşgul Ben Yardımcı Olabilir miyim?” yazıyor ve şeytanı temsil eden kırmızı bir kafa resmi var.  Ateizme yönlendirmeye çalışan diğer bir tişört yazısı örneği ise “Muhtemelen Tanrı Yok, Endişelenmeyi Bırak, Hayatını Yaşa” , “Korku Kul Yapısıdır, Din Korkudur”.

Diğer taraftan “Hayat Eğlencedir”, “Uyuşturucuya Güven” gibi bireyleri tamamen yaradılış amaçlarından uzaklaştıran ve bireylerin bilinçaltılarına olumsuz mesajlar gönderen tişört yazılarının çokluğu ve halkımızın bilinçsizce bu yazıları üzerilerinde taşımaları gerçekten çok üzücüdür.  Yabancı dil bölümünde okuyan birisinin, Türkçesi “Kokarca” anlamına gelen İngilizce bir yazıyı, ne olduğunu dahi bilmeden üzerinde taşımasının yorumunu da sizlere bırakıyorum…

Yapmış olduğum sunumlar, röportajlar ve programlarda bana sorulan sorulardan birisi bu tişört yazılarından hangisinin beni en çok etkilediğidir, bu soruya cevabım; hamile bir annenin, tüfeğin dürbün görüntüsünde yer alması ve altında “Bir Taşla İki Kuş” yazmasıdır.  Anne katledildiği zaman, karnındaki bebek yani gelecek de yok edilecektir.  Bir başka tişört yazısı ise “Jean Ali”, eğer biz dilimize sahip çıkmazsak, çocukluğumuz ilkokul kitabının kırk yıllık kahramanı “Cin Ali”  olur “Jean Ali”.

 

Bu giysileri üreten firmalar bilinçli ya da bilinçsiz olarak maalesef bu küresel oyunun bir parçası olmakta, kültür yozlaşmasında maşa görevi yapmaktadırlar.  Bu bağlamda, Türk kültürü ile bağdaşmayan ve asla kabul etmediğimiz bazı yazıları üzerinde taşıyan insanların en azından bu yozlaşmanın bir parçası olmamalarını ve çevrelerindeki kişileri uyarmalarını sağlamak birey olarak hepimizin görevidir.  Maalesef millet olarak hep birileri çıksın bu olumsuzlukları düzeltsin gibi bir düşüncemiz vardır, ancak olumsuz gördüğümüz, düşündüğümüz durumları düzeltmeye birey olarak kendimiz başlasak zaten her şey kendiliğinden düzelecektir.  Bu tür konuları tartıştığımızda bizlere en çok söylenen söz “Hocam bu konuda sizlere çok iş düşüyor…”  benim cevabım ise “Hayır, sadece hoca olarak bizlere değil, herkese, hepimize çok iş düşüyor, eğer bu tür kültür yozlaşmalarından rahatsızsak, hepimiz taşın altına elimizi koyacağız!”.

 

Tüm olumsuz tişört yazılarına rağmen, milli ve manevi değerlerimizi hatırlatan “Fatih Sultan Mehmet, 1432’de Edirne’de doğdu, 1453’de İstanbul’u fethetti”, “Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel, Mevlana Celaleddin Rumi”, “Mimar Sinan”, “Katip Çelebi 1609-2009”, “Çanakkale 1915”, “K. Atatürk 1881-193∞” ayrıca kendi illerimizi, yörelerimizi tanıtan “Çukurova 01 Adana”, “İzmir Türkiye”, “İstanbul bir heves ise Adana bir tutkudur”, “Bize her yer Trabzon”, “Rize’yi Seviyorum” ve “Edirne” gibi tişört yazılarının yaygınlaşmaya başlaması umut vericidir.

“Peki sonuç olarak, bizler birey olarak neler yapabiliriz ki?” sorusuna “Yazılı, baskılı tişört giymeyin” diyerek, kestirip atmak yerine bir hatıram ile cevap vermek istiyorum;

Geçen yıllarda Trabzon’a konferans için gittiğimde konu tişört yazılarına gelince salonda bulunan dinleyicilerden birisi “Hocam, siz İngilizce eşiniz de Almanca biliyor, herhalde siz tişörtünüzde ne yazdığını bilirsiniz” gibi bir cümle kurdu.  “Hocam, telefonunuzu görebilir miyim?” diye sordum.  Telefonunu gösterdiğinde “akıllı” dediğimiz cep telefonlarından son model bir teknoloji harikası olduğunu görünce dedim ki, “Ben birkaç dil bildiğimi iddia ediyorum.  Fakat sizin elinizde tüm dünya dillerini sorabileceğiniz bir rehberiniz, tercümanınız var.”  Yaklaşık olarak beş yıl önce yaşadığım bu hatırımdan sonra teknolojinin bugün geldiği noktayı düşünürsek artık tişörtümüzde yazan bir yazıyı bilemiyorum demek gibi bir lüksümüzün olmadığını düşünüyorum.

Bu bağlamda, Türk Kültürü ile bağdaşmayan ve asla kabul etmediğimiz bazı yazıları üzerinde taşıyan insanların en azından bu yozlaşmanın bir parçası olmamalarını ve çevrelerindeki kişileri uyarmalarını sağlamak birey olarak hepimizin görevidir.

 

Bu Yazıyı Kaleme Alan
Diğer Yazıları Yağmur Küçükbezirci

Sosyal medyada nefret söylemi: Gıybet, Dedikodu, İftira

Eskiden gelin kaynana kavgaları üzerine yüzlerce hikâye, fıkra, dedikodu anlatılır ve kim...
Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir