YEŞİLİMİZ MÜBAREK OLA

Dostum, sen ne istiyorsun?

Ne öyle renk cümbüşü

Yeşil de neymiş, mavi diye isim mi olur

Gri neyine yetmiyor

Bizim mahallemiz bozkırdaymış, ağaç yetişmezmiş, kendimizi böyle avutuyoruz. O çocuklar büyüdü. Büyürken de dertleri çoğaldı. Ondan hep böyle tek renk. Kıyafetler bile aynı. Dışarı nefes almaya çıktığımızda güneşi göremiyoruz.

Bunun siyaseti olmaz. Kim ki doğaya zarar verir. En ağır cezayı alması lazım. Ama bırakın para cezası, uyarıbile yapılmaz ki. Çünkü parasını vermiş, o şeyi  satın almıştır. Sanane der, benim malım, istediğimi yaparım, derler. Haklılar. Bu düzende böyle işler.

Gönül, Gezi Parkı eylemlerinde yükseltilen sesin, o kişilerce yanı başındaki Koç Holding’in Divan Otel’de yaptığı uygulamayla aynı ahenkte çıkmasını ister. Çünkü ortak payda söz konusu. Buna sessiz kalmak insanlığı yitirmektir.

Kaz Dağları şöyle dursun mega çilemizde durum buyken arada kalmış gizli bahçelerdeki mevzulara da tıkaç kullanılıyor. Bizzat gördüğüm cennetten bir köşe olan Doğu Karadeniz’deki çirkinlikler gözünüzü kanatabiliyor. Bir yanda bol oksijen alırken, diğer yanda nefes almakta zorlandığınız zamanlar yaşıyorsunuz.

Uzungöl’e uzun uzun evler niye dikiyoruz? Veyahut Ayder Yaylası’ndaki dev salıncaklar neden devasa bir kıyımı gösteriyor?

İyi uykular.

Bu Yazıyı Kaleme Alan
Diğer Yazıları Muharrem Yağız

YEŞİLİMİZ MÜBAREK OLA

Dostum, sen ne istiyorsun? Ne öyle renk cümbüşü Yeşil de neymiş, mavi...
Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir