SEVGİLİ KARMA

Hayatta kalpten ne dilediysem gerçek oldu. Ama iyi ama kötü… Üstünden mevsimler geçti, çokça rüzgâr esti. Ben unutsam da karşıma çıktı. Bugünlerde aydınlanmasını yaşıyorum. Ağzımızdan çıkan her söz, zihnimizden geçen her düşünce sanki bir sandığa kilitleniyor ve zamanı gelince de kapağı açılıyor gibi… İsteklerimi ve dileklerimi düşündüm bu yüzden. Kalbime değer mi gerçekten? diye elemeye başladım.

Son zamanlarda karma sözcüğüne çok sık rastlıyoruz. Eylemlerini tasvip etmediğimiz birisinin başına kötü bir şey geldiğinde gülerek karma diyoruz. Bir nevi ektiğini biçti demeye getiriyoruz. Ya da ben demiştimli cümleler kuruyoruz sık sık. Aslında ben demiştim içinde ne çok “ohh oldu” sevincini barındırıyor (!)

Karma felsefesi, gerçekleştirdiğimiz her eylemin, söylediğimiz her sözün ve hatta zihnimizden geçirdiğimiz her düşüncenin bize bir geri dönüşü olacağına işaret ediyor. Felsefi bir düşünce olduğu için karmaya karşı biraz soğuk bir yaklaşım izlense de olaya sadece evrensel bir cezalandırma sistemi olarak bakılmamalı. Kendimizi deneyimlemek istemediğimiz şeyleri yaşarken bulduğumuzda neden ben? sorgulamasından önce içimizdeki sesi sadakatle dinlememiz gerekiyor, dışarıda olup bitenleri duyabilmek için. Sözlerin samimiyeti, niyetin saflığı ve eylemlerimizin niteliğini görmemiz gerek. Tüm bunlar ise önce kabullenmeden geçiyor. Kin, nefret, öfke gibi olumsuz duyguların misafirliğinin kısa sürmesini istiyorsak eğer yaşanılanları olduğu gibi kabul edip vakti geldiğinde ise yolcu etmek gerekiyor. Yaşanılan tekrarlardan kurtulmak için. Kabullenmek… Razı gelmek, öğrettiklerine teşekkür etmek, iyi dileklerde bulunmak… Çok şükür oldu sevinçlerinin bir nedeni ya da bir karşılığıdır belki.

Ulaştığımız yer her neresiyse orası gitmeyi seçtiğimiz yolun varış noktası olabilir. İnsanlar, koşullar, mekânlar, şehirler, sahip olduklarımız düşüncelerimiz ve eylemlerimiz doğrultusunda daima değişecektir. Peki ya hatalarımız ve pişmanlıklarımız?  Çok öncenin içten dilekleri olamaz mı? Kim bilir?

Hissetiklerimizden ve dilediklerimizden pişman olmadığımız günlere… Pişman etmeyen insanlara minnetle…

 

Bu Yazıyı Kaleme Alan
Diğer Yazıları Tuğçe Esin Pınarbaşı

PEKİ YA KENDİ HİKAYELERİMİZ?

Her gün dijital ortamlarda saatlerimizi harcıyoruz. Peki bir yılda 106 günümüzü internette,...
Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir