HAYATIN GÖLGESİNDE YAŞAYANLAR

Doğum sonrası başlayan maceraların gidişatı hakkında hepimizin bildikleri malum. Peki ya insan bu kısır döngü içerisinde gerçekten zamanın kıymetini biliyor mu? Evet evet size soruyorum! Hayat dediğimiz şey 2+1 ya da fazla odaya sahip evlerimizden ibaret midir? Yoksa bütçene uygun bir arabanda mı olmalı?

Bütün bu soruların gölgesinde akıp gidiyor zamanımız. İyi bir ev ve iyi bir araba sahibi olursak hayatta bazı şeyleri başardığımızı düşünüyoruz. Ama inanın büyük bir yanılgı içerisindeyiz. Hayat ve sahibi olduğumuz mülkler arasındaki ilişkiyi gözden geçirmeliyiz. Bizler bir  ev ya da  araba uğruna yıllarca çalışıp daha sonra yaşamının son evresinde sefa sürdüğünü düşünen insanlarız. Size sağlam bir ipucu vermek istiyorum. Yaşamınızı yitirdikten sonra, yıllarca çalıştığınız uğruna ailenizi ve sağlığınızı hiçe saydığınız mülkleriniz gerinizde kalacak!

Şimdi gelelim asıl meseleye, ben bu şekilde hayatını sürdüren insanları “hayatın gölgesinde yaşayanlar” diye isimlendiriyorum. İnsanlık için en tehlikeli grubun temsilcileriyle her yerde karşılaşmamız mümkün. Belki de onlardan biri de benim. Hayatımızı kalıplara sığdırmaktan zevk alıyoruz;

-Çocuk doğar

-Çocuk büyümeye başlar

-Çocuk eğitim alır

-Çocuk askere gider

-Çocuk evlenir

-Çocuk, çocuk sahibi olur

-Çocuk yaşlanır

-Çocuk ölür!

Hayat bunun neresinde diye sormak geliyor içimden?

Bizler hayata dair mutlulukları  neden mülklerle sınırlandırıyoruz?

Sen, evet sen… Sana soruyorum!

En son ne zaman bir şiir okudun?

………. hayallere daldın?

……….. sevdiklerine sarıldın?

Ve aklına gelebilecek bütün soruları sıralayabilirsin. Dur tahmin edeyim listende baya eksiğin var değil mi! İşte bizler bu şekilde hayatın gölgesinde yaşayan insanlarız. Hayat bizim için para kazanmak ve ev sahibi olmaktan öteye geçmiyor. Hele bir de evlenip çocuk sahibi olduysan tamam, o zaman dünyada her şeyi başardık diyoruz. Maalesef kötü haber…  Hayat dediğimiz bunlarla  sınırlı değil.

Hayatın gölgesinden kurtulabilmek için neler mi yapmalı!

  • Okumalısın arkadaş (Eğitim şart)
  • Güneşin doğuşunu ve batışını izlemelisin bir kere (ki hayatın kısa olduğunu anlayabilesin)
  • Daha fazla para hırsından sıyrılmalısın (yetecek kadarından fazla israf değil midir zaten)
  • Ben duygusunu köreltmelisin (sen kimsin ki zaten sıradan bir insan tıpkı diğerleri gibi)
  • Sevmeyi bilmelisin (senin gibi olmayanı senin kadar sevmelisin)
  • Gücü ve güçlüyü değil doğru olanı savunmalısın (ki “zalim karşısında susan dilsiz şeytandır”)
  • Her şeyden önemlisi ve son olarak “insan” kalabilmelisin.

Hayat, olması gerektiği gibi değildir, olduğu gibidir. Onu değiştiren yaşama biçiminizdir.”

Bu Yazıyı Kaleme Alan
Diğer Yazıları Murat Tursun

YARINA ELVEDA – 7. KISIM

Zamanı kimse durduramaz, öylece akıp gider. Bakakalırsın ardından, bir yanın hep eksik...
Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir