SALLANTISAL AKIMLAR

Geçmişte Cafcaf ve Hacamat mizah dergilerinde çizen Mehmet Emin Yıkılmaz’ın efsane bir karikatürü vardır, hatırlarsınız. İki kadın, ellerinde yemek tencereleriyle komşularının kapısına gider. Ona ‘İki gündür İnstagram’a bir şey atmıyorsun. Acından öldün sandık’ der. Komşu da ‘Ayy yok kız. Telefonum bozuldu’ diye cevap verir.

Bu durum yine iyidir. Peki günümüzdeki elimizde kalmayan veya bitmekte olan komşudan nasıl haberdar olunuyor: Çürümüş ceset kokusundan…

NEYİM EKSİK BENİM

Buna binaen artık ortam kavramı değişerek yerini sanal dünyaya bıraktı. Çevremizle ilişki durumumuz, WhatsApp durumunu güncellemeye bakıyor. Telefonun esas işlevi ‘alo’yu kaldıran insanlar, hazcılığın verdiği duyguyla kendisini doğasında olmayacak kadar dijital dünyaya adapte etmeye çalışıyor. Bunları yapmadığı sürece ise kendisinde bir eksiklik hissediyor. ‘Herkes 15 dakikalığına ünlü olacak’ sözünden ilhamla yapılan bu işler, sosyal medyada yayılan ‘sallantısal’ akımlarla daha da yükseliyor.

BUGÜN DE DOYDUK

Bir anda popüler olup hızla yayılan genellikle ortak üretilen ve çoğu kişinin yapabileceği şeyler -düşen yıldızlar, şişe kapağı açma ve yaşlandırma efekti gibi-, küresel dünyada türümüzün ortak dilini oluşturuyor. Beyazından siyahisine, doğulusundan batılısına herkes taklit etme, özenme ve hazcılığın sonucunda o işi yapıyor. Bu mantar gibi türeyen akımlara uyup paylaşım yapan bazı insanlar da maalesef kendini var ettiğini zannediyor.

Pekala sıradaki ‘sallantısal akım’ımız hangisi olacak?

Ama ne olur kim sallıyorsa iyi sallasın!

Bu Yazıyı Kaleme Alan
Diğer Yazıları Muharrem Yağız

BİR BAVULA SIĞDIRILAN HAYALLER

Hayatı sorgulatan her türe hayranım. Üstelik bunlar eğlenceli biçimde aktarılırsa. Geçen günlerde...
Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir