BİR 19 MAYIS GÜNÜ ATATÜRK’ÜN EVİNDE

Bu satırları güneşli bir pazar sabahında yazıyorum. Güzel bir sabahta bir 19 Mayıs’ta. Güzel bir 19 Mayıs sabahında. Günler sıradan bir şekilde bir birinin ardı sıra yaşanıp giderken, her gün bir birine benzer. sıradanlaşır, beklentisiz olur… Oysa ki bazı günler bu sıradan dizgenin dışındadır. Farklıdır, özeldir, hayata, onun özel bir dönüşümüne işaret eder…İşte bu günler yaşamımızı bir şekilde belirlemiş, ona yön vermiştir.

 

İşte o günlerden biridir 19 Mayıs. Özeldir, sıradan değildir. Bu özelliğini ise bir 19 Mayıs günü Samsun’a ayak basan bir kurtuluş savaşının ilk adımını atan Mustafa Kemal’e borçludur. Aslında 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ayak bastığında Mustafa Kemal sadece bir halkın kurtuluş mücadelesinin ilk adımını atamamıştır. Aynı zamanda bu adım Mustafa Kemal’in Atatürk olmaya doğru giden uzun ve çetrefilli yürüyüşünün de ilk adımıdır. Bir Osmanlı askerinin, yeni bir Cumhuriyete liderlik etmeye dönüşümünde ilk adımıdır. Bazen bir liderin o adımını izlemek işaretleri takip etmek dünyasını, arzularını öğrenmek öğreticidir. On gün önce yaklaşık bir hafta sürecek bir Balkan yolcuğu yaptım. Yolcuğumuzun ilk durağı Mustafa Kemal’in doğduğu Yunanistan’ın Selanik şehriydi. Mustafa Kemal’in doğduğu şehre üç yıl arayla ikinci kez gittim Selanik’e giden bütün Türklerin öncelikli olarak ziyaret ettiği ilk yer doğal olarak Mustafa Kemal Atatürk’ün doğduğu, çocukluk ve ilk gençlik yıllarını geçirdiği baba evi. Bugün bu tarihi ev ‘Atatürk Evi’ olarak adlandırılırken bir müze olarak ziyaretçilerini, özelliklede Türkiye’den gelen ziyaretçilerini ağırlıyor.

Aya Dimitriya mahallesi, Apostolu Paulu caddesinde bulunan evin önünde ise Türkiye Cumhuriyeti Selanik Konsolosluğu bulunmakta İki katlı evin küçük, küçük olduğu kadarda oldukça şirin bir bahçesi var (avlu) hatta, bahçede bulunan ağacın Mustafa Kemal’in çocukluğundan günümüze geldiği de bir bilgi olarak paylaşılmakta. Üç katlı dönemin özelliklerini taşıyan ev Mustafa Kemal’in hayatında önemli bir yere sahip. Selanik arşiv belgelerinden edinilen bilgilere göre, şimdi müze olan Atatürk Evi, 1870 yılından önce Rodoslu müderris Hacı Mehmed tarafından yaptırılmış. Ardından İbrahim Zühdü adlı birisine, daha sonra da yine Selanik halkından Abdullah Ağa ve Eşi Ümmü Gülsüm’e satılmıştır.

Ev, Atatürk’ün babası Ali Rıza efendi tarafından inşa ettirilmemiş, sahiplerinden kiralanmış. Evi gezerken Mustafa Kemal’in hayatından kesitleri izlemek, özel eşyalarına bakmak oldukça heyecan verici. Ancak evin içinde ki orijinal eşyaların Türkiye Büyükelçiyi tarafından bir kaç yıl öncesinde boşaltılmış olması özellikle ziyaretçilerin tepkisini çekmekte. Ziyaretçilerin en büyük isteği ise eve ait orijinal eşyaların yeniden sergilenmesi. Selanik’teki ev sadece Mustafa Kemal’in hayatı için değil aynı zamanda Atatürk’ün genç arkadaşlarıyla buluştuğu düşünsel tartışmalar yaptığı, Cumhuriyetin ilk öncü fikrinin felsefi olarak gelişmeye başlandığı bir mekan olaraktan da önemli bir tarihsel konuma sahip. Atatürk Evi Müze olduktan sonra ise yılda ortalama 20 bin ziyaretçi tarafından ziyaret edilmiş.

Haftanın yedi günü saat 10.00’da başlaya ziyaretler saat 17.00’ye kadar sürmekte. Evin önünde nöbet bekleyen bir otobüs dolusu Yunan polisini gördüğünüzde şaşırmayın. Çünkü Yunanistan ile Türkiye arasında siyasi bir kriz çıktığında ev özellikle Yunanlı Milliyetçi grupların hedefi şekline gelmekte. Saldırı girişimlerine maruz kalmakta. Küçük bir İzmir’e benzeyen Selanik’e yollunuz düşerse Selanik’i dolaşmaya Atatürk Evinden başlayın derim. Mutlaka gidin, evin karşısında dükkanı bulunan ve eve ait küçük hediyelikler satan Selanik Türkü bir bayana ait yerden bir küçük bir Selanik ve Atatürk Evi hatırası almayı da unutmayın.

Bu Yazıyı Kaleme Alan
Diğer Yazıları Doç.Dr. S.Hakan Yılmaz

YOLA ÇIKMANIN MUTLULUĞUYLA…

Üniversitede hoca olunca doğal olarak yüzlerce öğrenciniz de oluyor. Her dönem birileri...
Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir