Nerede bıraktık o kültürü?

Bizim eskiden güzel maçlarımız vardı; içinde heyecan olan, keyif olan ve en önemlisi mutluluk olan…

Geriye dönüp baktığımızda, maalesef bazı değerleri kaybettiğimizi görüyorum.

Zaman tüneline yolculuk yapın hadi. Eskilere doğru bir yolculuğa çıkın!

Orada güzel şeyler bulacaksınız!

Geçtiğimiz günlerde ülke sporumuzun en önemli maçlarından görülen Fenerbahçe-Galatasaray derbisine tanıklık ettik. Bu maç için kıtalar arası yolculuk yapan taraftarlara bile rastlayabilirsiniz.

Maça kadar geçen zaman içerisinde kimilerimiz müsabakayı hayal gücünde bile oynar. Hatta pozisyonları canlandırma yeteneğine sahip olanlarımız da yok değil!

Lakin maç sonrası ortak nokta: Eski derbiler kalmadı artık Kamil amca, Mehmet abi, Songül teyze…

Hep bir eskiye özlem…

Peki, nerede bıraktık o kültürü biz?

Cevap verelim… Kendi gerçeklerimizi kaybettiğimiz zaman!

Tek bir gerçeği yıkıp, yerine çokça gerçekler inşa etmemizden kaynaklanıyor bunlar.

Artık ülkemizde maç öncesi dijital medya ortamında oluşturulan gergin ortamlar sokaktaki havayı değiştirebiliyor.

Haftalardır beklenen maçın sonucu davranışsal değişikler yaratıyor. Öyle ki tuttuğu takım o hafta nasıl bir yaşam tarzı benimsemesinde kilit rol alabiliyor.

Maç öncesi hayatını kaybeden Fenerbahçe efsanesi Can Bartu için  derbide iki ezeli rakip kaptanlarının maç seremonisine forma değiştirerek çıkması gündeme gelmişti. Tıpkı yıllar önce Galatasaray efsanesi Metin Oktay’la  Can Bartu’nun  yaptığı gibi.

Ne yazık ki unuttuğumuz bir şey vardı. Tüm bu güzel düşünceler maçtan sonra da devam eder miydi? Meğer yine yanılmamışız. Hakem son düdüğü ile birlikte ortada göremediğimiz keyifli oyunun yerine gergin ve kaos ortamı bizlere yeniden merhaba dedi.

Maçtan sonra dillerde hakem hataları ve karşılıklı salvolar vardı. Hafta boyunca yaratılan gerginliklerin iki takım futbolcularını etkilediklerini rahat bir şekilde görebiliyorduk.  Yöneticilerin karşılıkları demeç atışmaları da işin başka bir boyutu.

Beklentisi yüksek olan bir oyun; yerini çıkılması zor bir yokuşa götürmüştü. Haliyle kalitenin de önüne geçildi.

Rakibine yapılan bir haksızlık karşısında susup, sana yapılınca konuşmak bazen boş bir tiyatro salonuna oyun oynamak gibidir. Mesele herkese aynı adalet çağrısını yapmaktır. Haksızlığa dur demektir.

Samimiyetimiz sorun teşkil ediyor.. Yine bir araya gelmemiz uzun sürmüyor.. Bizler acıyı kısa sürede paylaşıp, sonrasında kendimize yeni cepheler oluşturmaya dur demiyoruz. Aklımızı terazide tartıp, biz olmanın nasıl olacağını tarihe bakarak öğrenirsek, yeniden sporun güzelliğinden faydalanabiliriz.

Velhasıl… O gerginlikler arasında bıraktığımız güzel kültürümüzün canlanması bizlerin karakter yapısında saklı. Saygı ve sevgiyi  gelecek nesillere daima aktarırsak, yeni fidanlarımız hep doğru yolda olacaklardır. Sporun birleştirici gücüne sahip olmalıyız ve geliştirmeliyiz.

Saygıyla…

Bu Yazıyı Kaleme Alan
Diğer Yazıları Ferhat Kızıltaş

Fotoğrafın İç Yüzü!

Fotoğrafın  iç yüzü! Fotoğraf ; Şampiyonlar Ligi yarı final maçı sonrası çekilen...
Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir